Basit yaşam nedir, ne değildir

Basit yaşam son değildir sadece başlangıçtır. Bir kere bu
yolculuğa/serüvene başladıktan sonra hiç beklemediğiniz düşünce sistemi ya da yaşam felsefesi oluşturmuş bir şekilde bulabilirsiniz kendinizi. Kim bilebilir?

yazının devamı

Reklamlar

Fazlalıklardan kurtulma (3)

Fazlalıklardan kurtulma ile ilgili yazı dizisinin bu üçüncü bölümünde evimizdeki eşyalara çok daha fazla odaklanıp, sınırlarımızı zorlamayı deneyeceğiz. Eşyaların kullanılıp kullanılmadığını sorgulamanın bir adım ötesi olan ”kullandığımız eşyalara ne kadar ihtiyacımız var” sorusu üzerinde kafa yoracağız.
Fazlalıklardan kurtulma (1)
Fazlalıklardan kurtulma (2)

Hazırsanız başlayalım ….

yazının devamı

Fazlalıklardan kurtulma (2)

Fazlalıklardan kurtulmaya aslında fiziksel arınma da denebilir bana göre. Nasıl ki ruhsal arınmada; beynimizi gereksiz, bizi yıpratan düşüncelerden ve düşünme yapısından kurtarmaya çalışıyorsak, fiziksel olarak arınmada da eşya yığınlarından kendimizi kurtarmaya çabalıyoruz bir nevi. Fazlalıklardan kurtulma (1) yazımda bu konuya giriş yapmıştım. Bahsi geçen yazıyı okumadıysanız eğer, konu bütünlüğünü korumak adına önce ilk yazımı okuyup sonra burada tekrar buluşmak daha anlamlı olur.

yazının devamı

Fazlalıklardan kurtulma (1)

Evimizde mobilyadan tutunda eskimiş veya kullanılmayan kıyafetlere; kavanozdan plastik poşetlere; kablolardan ıvır zıvır eşyalara kadar ‘şimdi işime yaramıyor ama bir gün mutlaka kullanırım’ düşüncesiyle oluşmuş eşya yığınlarının farkında mıyız? Çekmecelerin, sandıkların veya dolapların içine bu yazıyı okuduktan sonra dikkatli bir şekilde baktığınızda, ne kadar çok kullanmadığınız eşya olduğunu fark edeceksiniz. Aslında fazlalık olan bu eşyaların, dolapların veya çekmecelerin içinde olup bizim gözümüze çok batmaması çözüm değil bana göre. İster düzenli olun ister olmayın, yakın bir gelecekte dahi kullanılma ihtimali çok az olan bu eşyalardan neden kurtulamıyoruz?

yazının devamı

İnsan ilişkileri üzerine …

Basit yaşamak diyorum, basit yaşamak istiyorum …

Her geçen gün, bu amaca ulaşmanın ne kadar ilginç zorluklar içerebileceğine üzülerek şahit oluyorum. Sadece eşyalarla olan ilişkimizi sorgulamak, eşyalara ve tüketime olan bağlılığımızı incelemek ve çözümler bulmaya çalışmak yeterli olamayabiliyor. Neden işin içine ”insan” faktörü giren şeyler anlamını ve hatta değerini yitirme eğilimine giriyor sanki?

yazının devamı

Basit yaşamı anlamak (2)

Basit yaşam nedir, ne demektir, nasıl yaşanırsa basit yaşanır şeklinde açıklayıcı bilgilerin olduğu bir yazı yazmak istiyorum çok uzun zamandır. Bu niyetle oturuyorum bilgisayarın başına, beynimde bir sürü ilginç fikirle. Ama ne zaman tüm bunları yazıya dökmeye kalksam olmuyor, anlam veremediğim bir şekilde tıkandığımı hissediyorum.

yazının devamı

Bilmek lanetlenmektir …

Matrix filminin o meşhur sahnesini hatırladınız mı? Morpheus Neo’ya;

”Matrix’i yani gerçeği bilmek ister misin? Matrix’in ne olduğunu ne yazık ki kimse söyleyemez bunu kendin görmelisin, bu senin son şansın. Buradan sonra artık dönüş olmayacak. Mavi hapı alırsan hikaye sona erer, yatağında uyanır ve istediğin her ne ise ona inanırsın. Kırmızı hapı alırsan Harikalar diyarında kalırsın, bende tavşan deliğinin gittiği yeri gösteririm sana” der. Neo kırmızı hapa yöneldiği sırada ise ”unutma sana vaat ettiğim tek şey gerçek fazlası değil” deyip Neo’yu uyarır.

Gerçek hayatta ise herhangi bir şeyi öğrendikten sonra, sanki hiç öğrenmemiş gibi yaşamak için içilecek mavi bir hap yok. Öğrendiğimiz şeylerin gerektirdiklerini hayata geçirmek artık bizim tercihimiz ve sorumluluğumuzda. İşte bundan dolayı bana göre bilmek lanetlenmektir. Artık biliyorsunuz ve gereken neyse yapmakla yükümlüsünüz. ”Cahillik mutluluktur” da denir, açıkçası cahil olup mutlu olmaktansa, bilip lanetlenmeyi tercih ederim ben.

yazının devamı