Havlu kağıt, reklamlar ve kese kağıdı…

DSCN6385

Havlu kağıt kullanmadığımdan çok önceleri bahsetmiştim. En çok da yeşillikleri yıkayıp kuruttuktan sonra saklama kabında kullanmak için ihtiyaç duyuyordum havlu kağıda. Bugün onun yerine alternatif olarak kullandığım kese kağıdının ölçülerini düzenlemek için makasla uğraşırken aynen şu cümleler geçti aklımdan, buraya da not almak istedim (organik pazardaki uygulama çok hoşuma gidiyor zira plastik poşet veren satıcıların sayısı oldukça az, kese kağıdı kullanımı ise oldukça yaygın).

“Firmalar için ihtiyaç yaratmak demek ki aynen de böyle bir şeymiş. Bundan yıllar yıllar önce insanlar havlu kağıt mı biliyorlarmış ki örneğin yeşillikleri saklamak için elleri hep havlu kağıda gitsin. Ya da tezgaha su/süt döküldüğünde, aynen reklamlarda olduğu gibi işin kolayına kaçmak için havlu kağıttan mı medet umuyorlarmış.

Havlu kağıtla tanışmam eminim televizyon izlediğim dönemlerde (tv izlemeyeli yıllar oldu ve faydasını çok fazla gördüm) sık sık karşılaşmak zorunda kaldığım reklamların etkisiyle oldu bence. Hatta reklamları gördükten sonra kesin şöyle demişimdir: ‘Bu havlu kağıt ne kadar da kullanışlı bir şeymiş, bende neden yok ki, yarın ilk iş gidip satın alayım marketten’…”

Yani aslında anlatmaya çalıştığım şey şu: Kullandığımız “şeylerin” ne kadarı gerçekten de ihtiyacımızı karşılamak için var ve ne kadarını aslında bilinçsizce satın almışız, almasak olmaz mıymış ki?

Aslında havlu kağıda karşı olan olumsuz duygularımın kaynağı biraz algı yönetiminin etkisinde kalmış olmamı fark etmemden ve çokça da “bu kadar çok havlu kağıt çöpüne ne oluyor” diye sormamdan kaynaklı. Hakikaten bu çöplere ne oluyor ve ne kadar zamanda doğada çözünüyor ve yok oluyor? Bir şeyler ters gidiyor, hayır cümle yanlış; bir şeyler uzun bir süredir yanlış gidiyormuş ama benim algılarım yeni yeni açılıyor…

Sizin algılarınız ne durumda?

Not: Rokalarımı fark ettiniz mi, yapraklarında küçük küçük delikler var. İşte bu delikler yiyeceğim rokaların yetiştirilmesinde zirai ilaç kullanılmadığının ve kendilerinin böcekler tarafından sık sık ziyaret edildiğinin göstergesi. Yani pürüzsüz yapraklı yeşilliklerden uzak durmakta fayda var gibi…

Reklamlar

2 thoughts on “Havlu kağıt, reklamlar ve kese kağıdı…

  1. Televizyon seyretmekten ne kadar kaçınsam da o tahammül edemediğim reklamları görmek kaçınılmaz oluyor. Çoğu kimine göre sadece reklam, ama etkisi ve sonuçları dehşet verici…Çok basit , bir kağıt havlu reklamı; havlularımız sık değiştirilse bile bakteri kaynağıymış , artık banyoda da hijyen için kağıt havlu kullanmalıymışız…tabi ki her şey gibi bu da çocuklarımızın sağlığı için…yakında kağıt bornoza da geçeriz hayırlısıyla:( Yıllardır mutfakta annemin özenle diktiği pamuk bezleri kullanıyorum, ne yazık ki onları beyazlatmak için çamaşır suyu kullandığım bir dönem oldu (Cahillik mi desek, reklamların bilinçaltı etkisi mi?) Neyse ki artık çamaşır suyunu evime sokmuyorum ve zeytinyağlı sabununun temizleyici gücünü keşfettiğimden beri bezlerimi sabunla çitileyip mis gibi yapıyorum, leke falan kalmıyor. Bezlerin temizliğine o kadar güveniyorum ki sebzeleri bu bezlere sarıp buzdolabına koyduğum oluyor. Yine de mutfakta baş köşede kağıt havlu duruyor, hani yemek yerken falan kullanmak için:( Kumaş peçeteye geçemedim. Kağıt havludan kurtulmak için önerilerinizi bekliyorum.

    • merhaba, yorumunuzu bir solukta keyifle okudum. bez peçeteye ben de henüz geçemedim. ama ilk yapacaklarım arasında yer alıyor. hatta yakın bir zamanda eşimle bununla ilgili bir sohbetimiz de olmuştu; “nasıl yaparız, kullanışlı olur mu, peçetelerdeki lekeler çıkar mı” vs. diye. artık eskisi kadar titiz ya da pinpirikli olmadığım için sanırım yıkama sonrası peçetelerde kalacak lekeler beni rahatsız etmeyecek.

      çok güzel ve uygun fiyatlı pamuk kurulama bezleri buldum. havlu kağıt yerine mutfağımda bunları kullanıyorum. ayrıca aldığım bu pamuklu bezlerin bir kısmından da bez peçete diktireceğim. resimleri ve kullanımı ile ilgili bir yazı mutlaka yazarım.

      bu arada gerçekten de reklamlarda “havlularımız sık yıkansa bile bakteri kaynağı” diye acayip bir bilgi veriliyor mu? bunu neden soruyorum, çünkü gerçekten de tv ve dolayısıyla reklam izlemeyeli yıllar oldu. ayrıca bakteriler neden bu kadar kötü ben anlayamadım. neden bakteriler bu kadar düşmanlaştırılıp bizler de bu konuda paronayaklaştırılıyoruz ki? heee tabii, tamamen duygusal nedenlerden…

Yorumlar kapalı.