Ev yapımı ürünlerle ilgili güncellemeler (4): Bulaşık makinesi deterjanı ve parlatıcı

Bu güncelleme yazısında yeni kullanmaya başladığım organik ürünler, ürünlerin içinde yer alan kimyasallar ve neden bu ürünleri kullandığım gibi konular hakkında detaylı bilgilere yer verdim.

Organik bulaşık makinesi deterjanı almaya karar verdiğimi, benim için ne kadar zor bir karar olduğunu ve hissettiklerimi bir önceki yazımda fazlasıyla paylaşmıştım. Bundan dolayı bu yazımda işin duygusal boyutuna pek girmeden, kullandığım ürünler neler biraz onlar hakkında bilgiler aktaracağım.

Nereden başlasam acaba? Ev yapımı BMD yapmak için yoğun çabaya girmeme vesile olan ”organik bulaşık makinesi tuzu”ndan başlamak çok anlamlı olur diye düşünüyorum.

Uyarı: Eğer BMD yapım aşamasında ne gibi sorunlarla karşılaştığımla ilgili konular yerine şu anda hangi ürünleri kullandığımı öğrenmek istiyorsanız, yazının sonuna doğru ”Bulaşık makinesi için kullandığım organik ürünler” başlığına gidebilirsiniz.

***

Bulaşık makinesi için konvansiyonel makine tuzu kullanmaktansa organik olanını almayı tercih etmiştim. Çünkü okuduğum kaynaklarda kaya yada deniz tuzu, sofra tuzu vs. kullanılması önerilmiyordu. Tuz haznesi için saf sodyum klorür öneriliyordu, ilave mineral katkısı olmasın diye bahsi geçen alternatiflere sıcak bakılmıyordu.

Organik bulaşık makinesi tuzu kullanmaya başladıktan sonra, o güne kadar makinemde kullandığım hiç bir şey işe yaramamaya başladı. (Parlatıcı olarak sirke, deterjan olarak ise sadece karbonat kullanıyordum.) Hatta şöyle ilginç bir şey başıma geldi; makinenin tuz haznesine 1,5 kg kadar tuz döktükten yaklaşık 2 hafta kadar sonra tuz haznesinin boşaldığına dair uyarı ışığı yanmaya başladı. Kontrol ettim, gerçekten de makinenin tuzu tamamen bitmişti.

Kullandığım ürünle ilgili bilgi almak için firma yetkililerini aradım. Çok ilgilendiler, fakat onlar da benim yaşadıklarıma bir anlam veremediler. İlk defa bu tarz bir şikayetle karşılaşıyorlarmış.

İşin ilginç yanı, elde yıkadığım bulaşıklarda da belirgin su lekeleriyle karşılaşmaya başlamıştım. Ben hep organik makine tuzunda bir sıkıntı olabileceğini düşünürken, bu yeni gözlemle birlikte şebeke suyumda olumsuz değişiklikler olduğuna kanaat getirdim.

Bundan sonraki süreci zaten biliyorsunuz; deterjan yerine karbonat-limon tuzu karışımları, bu karışımların oranları, yıkama sıcaklıkları, parlatıcı olarak sitrik asit oranları (sirke hiç işe yaramıyordu) ve parlatıcı ayarları vs. üzerine denemeler derken bir baktım ki ”bulaşık” dendiğinde tüylerim ürperecek hale gelmişim.

Her bir oluşturduğum yeni karışımın işe yarayıp yaramadığını görmek için makinenin bitmesini dört gözle beklemeye başlamıştım. Makine bitiyor heyecanla açıyorum ve… Bulaşıklar istediğim gibi çıkmadığı için nedenleri üzerine mi düşüneyim yoksa tekrar o bulaşıkları elde yıkayacak olmakla beraber sonucun yine su lekeli bulaşıklar olacağını bilmenin stresini mi?

Geriye tek çözüm (?) olarak organik bulaşık deterjanı almak kalıyordu. Ama ondan da ümitli değildim zira sorun yaptığım karışımlarda mı diye test etmek için o ünlü BMD’yi kullanmayı denedim. Sonuç; eskisi gibi parlak olmayan ve su lekeli bulaşıklar. Eee ben ne yapacaktım peki? Arap saçına dönmüştü her şey…

Elde bulaşık yıkama işini rutinleştirmeye çalıştığımı ”elde bulaşık yıkama serüvenim” yazımdan biliyorsunuz. Yani bulaşıkları makinede değil de elde yıkamakta nafile bir çözüm alternatifydi.

Mutlaka bir çözüm bulmam gerekiyordu bu soruna. Yoğun bir iç hesaplaşmadan sonra sonunda organik bulaşık makinesi deterjanı almaya karar verdim çok da ümitli olmayarak. Bu aşamada parlatıcıya para harcamak istemiyordum. Limon tuzuna bir şans verip olmazsa ondan sonra parlatıcı almaya karar verdim.

Organik BMD’yi ilk kullanacağım zamanki heyecanla karışık stresimi kelimelerle tarif etmem çok zor. Sanki müthiş bir deney yapıyorum da sonucu tüm bilimsel literatürü alt üst edecek! Sonucu yazmam için o anı tekrar hatırladım ister istemez. Sonuç çok kötüydü.

(Yazının bu aşamasında sadece durum tespitlerini aktarmak benim için çok daha faydalı olacak. Yazdıkça tekrar hatırlıyorum ama bu yazımda kendi kendime söz verdim duygular yerine gözlemler aktarılacak diye!)

Sonuç evet çok kötüydü, hissettiklerimin neler olduğunun tahminini ise size bırakıyorum…

Hani derler ya ”battı balık yan gider” diye, işte tam benim durumumu özetleyen bir cümleydi. Basit yaşamaya çalışan, buna gönül vermiş birisi olarak gereksiz tüketimi engelleme çabasındayım. Gelin görün ki konuyla ilgili ihtiyacımı karşılayacak ürünleri de kendim yapamıyorum… Keşke sihirli formüller bulabilseydim ama olmadı.

Dönelim bulaşıklara. Organik BMD kullanmama karşın inatla sorunlu çıkan bulaşıklara. Şimdi; organik BMD’ye ve organik tuza para harcamış ümitsiz bir vak’a olarak artık parlatıcıyı da organik almam şart olmuştu. Yüzdüm yüzdüm kuyruğuna geldim, artık son umudumdun parlatıcı, farkında mısın bilmem?

Parlatıcının bulaşıklarda çıkan sonucu çok etkilediğini yeni aldığım üründen sonra iyice anlamış oldum. Organik parlatıcı kullanmaya başladıktan sonra bulaşıklarım olması gerektiği gibi çıkmaya başladı makineden (görmezlikten gelebileceğim belli belirsiz su lekelerinin varlığını ise mutlaka yazmam gerekiyor…).

Çok uzun ve yorucu bir serüven oldu ev yapımı BMD ile ilgili yaşadıklarım. Ev yapımı alternatifi oluşturabilmek için bir süre dinlenmeye karar verdim. Kafamı ve gücümü toplayıp yeni bir meydan muharebesinde görüşmek üzere diyorum bulaşık makinesine…

BULAŞIK MAKİNESİ İÇİN KULLANDIĞIM ORGANİK ÜRÜNLER

1Organik tuz

İçindekiler:

Saf sodyum klorür

1.5 kg, 11 TL

2- Organik Parlatıcı

İçindekiler:

* Sülfatlanmış hint (kastor) yağı: %15-30

* Bitkisel alkol (ethanol): %5-15 (sirke yapımı yazılarımda sıkça geçiyordu ethanol hatırlarsanız),

* Şeker bazlı yüzey aktif maddeler: %1-10

* Girdapla döndürülmüş su: %100’e tamamlayacak miktarda

500 ml, 15 TL

İçindekilerin kaynağı ve özellikleri: (Firmanın İngilizce internet sitesinden)

Ethanol; mısır ve patates gibi nişastalı gıdaların fermantasyonu sonucu elde ediliyor. (Bu noktada verilen bu bilgiyle ilgili şu çekincemi yazmam lazım. Basit parlatıcı ve koruyucu katkılı sirke yazımda, marketlerde satılan ünlü bir markanın internet sitesinde ürünle ilgili verilen bilgiler arasında ”mısır fermantasyonu sonucu elde edilmiştir” şeklinde oldukça ilginç bir bilgi yer aldığını paylaşmıştım sizlerle. O zamanda kullanılan mısırın GDO’lu olmasından şüphelenmiştim. Aldığım parlatıcının yapımında da mısır kullanıldığını okuduktan sonra içime şüphe düşmedi değil! Ama organik sertifikası var GDO’lu herhangi bir ürün kullanamamaları lazım. Ayrıca küçük bir bilgi notu daha; organik ürünlerin sertifikalandırılması için içindekilerin hepsinin organik olması gerekmiyor. Sertifika firmalarının her birinin belirlediği bir oran var ürüne ”organik” sertifikası verilmesi için. Organik ürün alırken içindekilerin neler olduğu kadar sertifika firması da çok önemli! Bilginize…)

Sülfatlanmış hint (kastor) yağı; hint yağı ve sülfürik asidin tepkimesi sonucu elde ediliyor. Son durulama sırasında suyun yüzey geriliminin azalmasını, bulaşıkların yüzeyinden kolaylıkla akmasını sağlıyor.

Şeker bazlı sürfaktanlar (yüzey aktif madde); hindistan cevizi yağı ile mısır nişastasından yapılıyor ve suyun yüzey geriliminin azalmasına katkı sağlıyor.

Ürünün yapımında bitkisel bazlı girdiler kullanılıyor ve petrokimyasal hiçbir katkı maddesi ihtiva etmiyor. (ph’ı ortalama 6-7 arası)

3 Organik bulaşık makinesi deterjanı (tablet)

İçindekiler:

*Sitrat >%30

*Sodyum karbonat %15-30

*Silikatlar %15-30

*Sodyum perkarbonat %5-15

*Poliasparaginasidi %5-15

*Sülfatlanmış hint yağı %1-5

1 pakette 25 adet tablet var, 21 TL

İçindekilerin kaynağı ve özellikleri: (Firmanın ingilizce internet sitesinden)

Silikatlar kum ve sodyum karbonatın eritilerek kaynaştırılmasıyla elde ediliyor. Her iki maddenin de oldukça bazik olmasından dolayı bulaşıkların yüzeyindeki yağ, sabunlaşmanın etkisiyle çözülerek suda çözünür hale geliyor.

Sodyum perkarbonat (beyazlatıcı oksijen) son durulama suyunda çözünmeye uğrayarak sodyum karbonat ve oksijen açığa çıkarır. Serbest kalan oksijen bardaklardaki çay ve kahve lekelerinin çıkmasına olanak sağlar.

Sitrat; şeker kamışı gibi şeker ihtiva eden yan ürünlerin fermantasyonuyla elde edilir. Durulama suyundaki kireçle bileşik oluşturarak makineyi tortu ve birikintilerden korur. Makinelerde bulunan iyon değiştiricilerine (su yumuşatıcı düzeneği) rağmen makinenin yıkama sırasında kullandığı sudaki kireç tamamen ortadan kalkamamakta, sitrat poliasparajanik asitin kireç bağlayıcı gücü sayesinde etkisini artırmaktadır.

Poliasparaginasidi bir proteindir, doğada bulunur. Örneğin; midye ve salyangoz kabuğunda bu protein yer alır ve kabukların büyüyüp gelişmesini sağlar. Bu öyle bir maddedir ki kimyasal yapısı doğada bulunur. Üründe kullanılan ise doğal yollarda değilde aynı kimyasal yapıyı oluşturacak şekilde petrokimyasal yollarla sentezlenmiştir. Poliasparaginsidi doğada tamamen çözünür.

Tabletlerde, mineral ve doğada tamamen çözünen organik girdiler kullanılmakta. Enzimler, tahriş edici aşındırıcılar, klor bazlı beyazlatıcılar, fosfat ve parfüm kullanılmamaktadır. (ph’ı ortalama 10.5-11 arası)

***

Kullandığım organik ürünlerin içindekileri ile ilgili olan bilgileri firmanın İngilizce sitesinden çevirerek sizlere de fikir vermesi açısından paylaştım. İçindekilerin bir kısmıyla ben ilk defa karşılaştım, ne oldukları hakkında hiç fikrim yoktu. Elbetteki sadece firmanın aktardığı bilgilere bağlı kalıp hiç araştırmamak olmazdı. Ben de bu düşünceden yola çıkarak içindekiler kısmında yer alanları EWG (envorimental working group) internet sitesinde araştırdım zararları var mı yok mu diye.

Öncelikle ”poliasparaginasidi” hakkında hiç bir veri yer almıyor bahsi geçen sitede. Google’da arama yaptığımda da konuyla ilgili bilgi dağarcığımı zenginleştirecek kaynaklara ulaşamadım. Anlayabildiğim kadarıyla bu asit fosfat kullanılmayan deterjanlarda fosfat alternatifi olarak kullanılmakta.

Tek tek ürünlerin içindekiler kısmıyla ilgili çıkan sonuçları burada paylaşmak yerine kısaca toparlarsam eğer, EWG sitesini referans olarak aldığımda satın aldığım ürünlerin içinde zararlı olmayan ve doğada kolay çözülebilen girdilerin kullanıldığını söyleyebilirim. Aslında tek bir kaynağa bağlı kalmaktan çok hoşlanmasam da kimyasallarla ilgili en kapsamlı bilgilere EWG sitesinden ulaşılabileceğini düşünüyorum. Daha yararlı bir kaynak biliyorsanız benimle paylaşırsanız sevinirim…

***

Gelelim bu yazının sonuç bölümüne; ev yapımı bulaşık makinesi deterjanı için sihirli bir formül bence maalesef yok. Tabii ki bu benim fikrim. Sihirli formül yok derken aslında şunu kast ediyorum; herkesin bulaşık makinesi, şebeke suyu vs. farklı olabilir. Zaten bu farklılıkların varlığını firmalar da kabul etmişler ki parlatıcı ayarı (1-6) yada tuz ayarlarını makinelerinde olmasını sağlamışlar. Yani demem o ki; şu an itibariyle ben ev yapımı alternatif bulamamış olabilirim ama sizler en azından deneyin. Çok ucuza ve çok daha sağlıklı malzemelerle kendi BMD alternatifinizi yapabilme şansınız olabilir. Yapabilirseniz eğer benimle de paylaşırsanız sevinirim.

***

NOT 1: Kullandığım tablet çok etkili ve bir tabletin 1/4’ü bile yeterli oluyor.

NOT 2: Organik parlatıcı da oldukça etkili, bundan dolayı parlatıcı ayarını 2 yada 3’de olacak şekilde ayarladıktan sonra denemelerinize başlayabilirsiniz.

NOT 3: İçindekiler kısmında ethanol kaynağı olarak mısır kullanmaları konusunda çekincemi ifade etmiştim. Firmanın internet sitesinde misyonunu belirten yazısını okuduğumda, ürünlerinde kesinlikle modifiye edilmiş hiç bir kaynak kullanmadıklarını özellikle belirtiyorlardı.

NOT 4: Organik parlatıcı cam bulaşıkların parlamasında ve kireç lekelerinin yok olmasında oldukça etkili ama… Bulaşık makinesi yıkamayı tamamladıktan sonra kapağı açtığımda çok nadir, bulaşıkların hepsinde olmasa da çok az bir kısmının yüzeyinde hafif ve hemen sönen köpükçükler gözlemledim.

NOT 5: Organik bulaşık makinesi deterjanının içinde yer alan perkarbonat son durulama suyunda çözündükten sonra oksijen ve sodyum karbonat açığa çıkarttığını belirtmiştim. Konuyla ilgili kafama takılan ise; açığa çıkan sodyum karbonata ne olduğu? Aslında tabletin dörtte birlik kısmını kullanıyorum yani açığa çıkan sodyum karbonatın miktarı çok az olmalı.

Şebeke suyum sıkıntılı olduğundan çok etkili bir ürüne ihtiyacım olduğunu düşündüğüm için tablet almıştım. Eğer organik deterjan kullanmaya devam edersem tablet yerine toz almaya karar verdim. Çünkü organik toz deterjanın içinde; silikat, sitrat ve sodyum karbonat var sadece.

güncelleme: konuyla ilgili güncel yazım “bir bulaşık makinesi yazısı daha“.

Reklamlar

6 thoughts on “Ev yapımı ürünlerle ilgili güncellemeler (4): Bulaşık makinesi deterjanı ve parlatıcı

  1. bir suredir yazilarinizi bekliyorduk, gozlerimiz yollarda kaldi :)) tesekkurler, bu kadar bilgiyi boyle guzel ozet halde bulmak mumkun degil, ben internette arastirma yaparken bazen bilgi icinde boguldugumu hissediyorum, siz ne guzel bu isten yuz aakiyla cikip bizlerede yardimci oluyorsunuz, tesekkurler.

    • destekleyici güzel yorumunuz için teşekkür ederim.

      uzun zamandır yazamamamın nedenlerinden bir tanesi de tuhafınıza gidecek belki de ama yazacak çok konunun olması :) uzun yıllardır bir çok konuda elimden geldiğince derinlemesine okumalar ve araştırmalar yapıyorum. her hangi bir konuda yazmak istediğimde aklıma yazılabilecek diğer konular geliyor, eee vakitte kısıtlı. sonuçta hangi konudan nasıl başlasam derken bir bakmışım ki ortada yazı yok :)

      berbat bir durum farkındayım ama ne yazarsanız yazın çok fazla konsantrasyon istiyor, ben de zamanla alışacağım sanırım konu bolluğu içerisinde yazı yazmaya!

  2. Bu kadar zahmet isteyen araştırmalarınızı, deneyimlerinizi ve sonuçları bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim, emeğinize sağlık, ben karbonat ve limon tuzu karışımını bulaşık makinemde kullandım, leke seviyesi çok olmadığı için şimdilik devam etmeyi düşünüyorum, dediğiniz gibi şebeke suyunda değişiklik olursa denediğiniz diğer alternatifleri kullanırım bende. paylaşımlarınız için tekrar teşekkürler, kolay gelsin.

    • karbonat-limon tuzu karışımını denemenize ve sonucun olumlu olmasına sevindim. ev yapımı bulaşık makinesi deterjanı tarifi olarak ne kullanırsanız kullanın ilk denemelerde sonuç istediğiniz gibi çıkmazsa, denemeyi hemen bırakmamak gerekiyor bana göre. tarifte gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra ısrarla sonuç kötü çıkıyorsa organik olanı satın alınabilir. aman konvansiyonel olanlardan kullanmayın, içindekiler neler şimdi burada say say bitmez…

Yorumlar kapalı.