DEMET ÖZDOĞAN’IN ÇÖVEN KÖKLÜ, AYVA ÇEKİRDEKLİ VE KARBONATLI EV YAPIMI ŞAMPUAN TARİFİ

Basit yaşam serüvenim okuyucularından Demet Özdoğan’ın şampuan tarifini sizlerle paylaşmak istedim bu yazımda. Bunun nedeni ise tarifi okuyunca sizler de göreceksiniz ki bu tarifin içinde malzemeler dışında merak, araştırmaya olan ilgi ve tutku da var :) Kendisinin de belirttiği gibi denemediğim tarifleri blogumda paylaşmaktan yana değilim ama bu tarifin oluşturulma aşamasından çok etkilendim. Bu tarifi yapacak, deneyecek ve sonrasında da gözlemlerde bulunacak enerjim ve motivasyonum şu an için maalesef olamasa da paylaşılası bir tarif olduğuna inanıyorum . (Uzun zamandır bloguma güncel yazı yazamıyorum nedeni ise; sağlık problemlerimden dolayı istirahat halinde olmamdan kaynaklanmakta.) Evet; lafı fazla uzatmadan Demet hanımın e-posta yoluyla benimle paylaştığı bu tarifi sizlere aktarayım…

yazının devamı

Reklamlar

Havlu kağıt, reklamlar ve kese kağıdı…

DSCN6385

Havlu kağıt kullanmadığımdan çok önceleri bahsetmiştim. En çok da yeşillikleri yıkayıp kuruttuktan sonra saklama kabında kullanmak için ihtiyaç duyuyordum havlu kağıda. Bugün onun yerine alternatif olarak kullandığım kese kağıdının ölçülerini düzenlemek için makasla uğraşırken aynen şu cümleler geçti aklımdan, buraya da not almak istedim (organik pazardaki uygulama çok hoşuma gidiyor zira plastik poşet veren satıcıların sayısı oldukça az, kese kağıdı kullanımı ise oldukça yaygın).

yazının devamı

Merhaba palamut

DSCN6379

Tanıştığımıza çok memnun oldum. Ben hep senin ismini duyardım ama neye benzediğini tam olarak hiç bilemezdim. Aylar önce yetiştiğin ağacın yaprağını göstermişti eşim bana, çok ilginç bir yapraktı. Bugün ise ormanda (tabii ki de orman, sen bakma park dediklerine :) ) gezintiye çıktığımızda karşılaştık seninle. Senden biraz fazla toplamış olabilirim ama bir kısmını köyüme ekmek istiyorum gelecek sene, bir kısmınla da kuruyunca oyunlar oynayacakmışız. Evet, ben de senin gibi heyecanla bekliyorum çocukların oyunlarına nasıl eşlik ettiğini.

En kısa sürede tekrar görüşmek üzere…

Tohum…

DSCN6341

Resimdeki güzelliklerin çoğunun ismini tam bilemesem de hepsiyle bu sabahki “bitki bilimcilik” oyunumu oynarken karşılaştım…

Modern apartman köleliğine inat her bir karış toprağa ve üzerinde yaşayan çeşitliliğe daha bir odaklanmam gerekiyor sanırım…

Biz şehirliler için toprakla uğraşmak öylesine unutulmuş, yabancı bir kavram olmuş ki, oturduğum apartmanın yeni sulanmış bahçesinde “yalın ayak” yürüme çabam “acaba deli midir nedir” bakışları altında eyleme geçemeden çaba olmakla kaldı. Bahçenin sadece göze hitap etmesi için yapılmasına inat, bir cesaret üzerinde oyunlar oynadığım günler gelecektir diye hayal ediyorum…